Tedavilerimize Göz Atın!

Tedavilerimiz

Tedavilerimize Göz Atın!

Tedavilerimiz

Ellerimiz fiziksel işlevinin yanı sıra vücut diliyle iletişimimizde de son derece etkili rol oynayan, çok sayıda kompleks dokunun bir arada ve büyük uyum içinde çalıştığı bir organdır. Elimizin kompleks yapısı nedeniyle hastalıkları ve yaralanmaları da bu özel yapıya uygun olarak detaylı değerlendirme gerektirir. Basit olarak kabul edilen pek çok el sorununun uygun olmayan tedavileri kişinin yaşam kalitesini etkileyecek ciddi sonuçlara neden olabilir.

El cerrahisi nedir, uğraşı alanları nelerdir?

El cerrahisi; el ve buna bağlı olarak el bileği, ön kol, dirsek ve kol fonksiyonlarını olumsuz olarak etkileyen; kesici veya künt travmaları, doğumsal anomaliler gibi problemleri tedavi eden uzmanlık dalıdır.

Travmalar dışında en sık karşılaşılan başlıca problemler ise şunlardır:

  1. Karpal Tünel Sendromu
    Elde sık görülen sağlık problemlerinden biridir. Baş parmak ve yanındaki üç parmağın duyusunu veren; başparmak fonksiyonlarını sağlayan “median” sinirini etkileyen bir sorundur. Median sinirinin el bileğinde, parmakları hareket ettiren tendonlar ile birlikte içinden geçtiği Karpal Tünelde baskıya uğraması sonucu “Karpal Tünel Sendromu” gelişir. Parmaklarda uyuşma, güç kaybı ve ön koldan omuza kadar yayılan ağrılar ile kendini gösterir. Genellikle geceleri uykudan uyandıran uyuşma ve ağrılar, zaman zaman gün içinde de görülebilir. Bu dönemde gerekli önlemler alınmazsa sinirde kalıcı hasar meydana gelir. Sonrasında el fonksiyonları ile duyusunun yeniden tam onarılması mümkün olmaz. Tedavi olarak başlangıçta tıbbi tedavi ve gece atelleri kullanılır. Yeterli iyileşme sağlanmazsa cerrahi olarak karpal tünel gevşetilmesi uygulanır. Sinir üzerindeki baskı böylece ortadan kaldırılır.
  2. Tetik Parmak (Trigger Finger)
    Baş parmak dahil her parmakta görülebilir. Parmakları hareket ettiren kirişlerin yüzeyleri çok düzgün kılıflar ile çevrilidir. Bu kirişler çeşitli tünellerden geçerler. Tetik parmak probleminde kılıfların girişi daralır, kirişler kalınlaşır ve kendilerini saran kılıflara sığamazlar. Sonuçta bu problem, avuç içinde hassasiyet ile başlar, parmaklar büküldüğünde takılmalara ve hatta kilitlenmelere yol açabilir. Uzun süren takılmalarda parmak hareketlerinde kısıtlılık ve hareket kaybı ile sonuçlanabilir.
  3. Ganglion Kistler
    El ve el bileğinde, kiriş kılıflarının inflamasyonunun neden olduğu, eklem sıvısıyla dolu kistik oluşumlara sık olarak rastlanır. El ve el bileğinin hemen her bölgesinde görülebilir. Ancak genellikle el bileği sırtında ve tendon kılıfları boyunca yerleşirler. “Ganglion kistler” aniden oluşabileceği gibi birkaç ay veya yıl içinde yavaş yavaş da gelişebilir. Zaman içerisinde büyüyüp küçülebilir, hatta tamamen kaybolabilirler. Nadiren ağrılı olan bu kitleler kötü huylu değildir. Çoğunlukla hiçbir neden olmaksızın gelişirler. Şikayetlerin derecesine bağlı olarak tıbbi veya cerrahi tedavi uygulanır.
  4. Dupuytrens Hastalığı
    Avuç içi ve cilt altı dokusunun kalınlaşmasıyla, parmaklara kadar uzanan bantlar oluşur. Bu bantlar avuç içinde bir çekilme yaratır. Diabet gibi kronik hastalıklara eşlik edebildiği gibi orta yaşlarda, herhangi bir sebep olmaksızın da gelişebilir. Tedavisi cerrahi olarak bu dokunun çıkarılmasıdır. Tedavinin sonucu, hastalığın seyrine bağlı olarak değişse de özellikle cerrahi girişim sonrası uygulanan el terapisi ile fonksiyonlarda belirgin gelişme sağlanmaktadır.
  5. Doğumsal El Anomalileri

Politaktili – Sindaktili

Konjenital anomaliler içerisinde sık rastlanan deformitelerden biri de el anomalileridir. En sık görülen konjenital el anomalisi polidaktilidir. Burada genelde fazladan altıncı bir parmak bulunmaktadır ve bu fazla parmak sıklıkla serçe parmağın dış kısmında bulunmaktadır.

Diğer bir sık görülen el anomalisi sindaktilidir. Burada iki veya daha fazla parmak birbirine yapışıktır. İki parmak arasındaki bağlantı kısmi veya tüm parmak boyunca uzanan şekilde olabilir. Ameliyat genellikle elin ve parmakların normal gelişim ve fonksiyonu beklenerek genellikle 3 ile 4 yaşından sonra yapılır. Ancak yaşla beraber deformasyonda artış oluyorsa daha erken dönemde ameliyat yapılmalıdır.